4 Ocak 2008 Cuma

Yatak odasında TV mi, seks mi?

Diziler, maçlar, derken farklı odalar, farklı televizyonlar ve yatak odasına giren ekranlar gerçekten insanlara seksi unutturuyor mu? Yoksa bütün bunlar modern bahaneler mi? Bu konuyu iki ünlü psikiyatrist, Prof. Dr. Ahmet Çelikkol ve ilişki psikiyatristi Doç. Dr. Armağan Samancı değerlendirdi..
Prof. Dr. Ahmet Çelikkol: Televizyonun seks hayatını etkilediğini düşünenler bence başka bahane bulsun. Benim de yatak odamda televizyon var, ben de televizyon seyrediyorum ama ilişkim gayet sağlam.
Televizyon sizce sekse darbe midir? Hayır, neden olsun ki... "Televizyon seyretmekten sekse vakit bulamıyoruz," diye yakınan çiftler aslında kendilerine bahane üretiyordur. Bu sorunu çözerseniz onlar başka bahane bulur. Bu çiftler en kötüsünden "Yorgunum, başım ağrıyor," der.
Çiftler arasındaki ilişki televizyonla zedeleniyorsa aslında o ilişki bitmiş midir? Bir oranda ilişki zedelenebilir ama bitirme noktasına taşınmaz. Biterse, neden televizyon değildir. Televizyon sadece gösterilen nedendir. Gerçek neden başkadır ve hatta bu kadar yüzeysel bir neden kullanıldığına göre, asıl neden çok daha derindedir.
"Yatak odasından televizyonu çıkarın," önerisinde bulunduğunuz çiftler oluyor mu? Hiç olmadı diyebilirim. Şahsen benim yatak odamda var, ben hiçbir sorunla karşılaşmadım. Ama durum çaresizse elbette önerebilirim.
Kadınlar televizyonu rakip olarak görüyorsa ne yapmalı? Bir çiftin birlikteliği; fikir olarak, davranışlarda, duygularda anlaşma demektir. Bunun için karşılıklı taviz vermeniz gerekebilir. Kerevizi çok seviyorsunuz ama partneriniz kokusuna bile tahammül edemiyor, o zaman evde kereviz yemekten vazgeçeceksiniz. Partneriniz televizyon istemiyorsa ve bunda ısrarlıysa, zaten yapacağınız başka şey kalmamış demektir.
Erkekler, televizyon dizilerinin seks hayatlarını yıprattığını anladığında ne yapmalı? Eğer erkek, TV dizilerinin cinsel hayatını yıprattığını düşünüyorsa, bir yolunu bulup engellemeli. Kişisel önerim, iyi bir-iki program hariç, dizi izlemeyi bırakmaları.
Televizyona rağmen aile ilişkileri nasıl sağlamlaştırılır? Televizyon izlemede aşırıya kaçmamanın, hele hele sürekli dizi izlememenin yolu aranmalıdır. Televizyon yerine geçebilecek başka birçok enstrüman bulunabilir. Mesela isteyen, salonda, oturma odasında televizyon izler, tatmin olunca yatak odasına gelir. Yatak odasına müzik getirilebilir. Burada kitap da okunabilir, sohbet de edilebilir.
Doç. Dr. Armağan Samancı: Televizyon ilişkileri bozuyor, bu da direkt seks hayatını etkiliyor. Yatak odasına televizyonu sokmak yabancı birini özel odanıza davet etmekten farksızdır.
Televizyon sizce sekse darbe midir? Televizyonun ilişkileri bozan bir yapısı var. Duygusal olarak çiftlerin birbirinden uzaklaşmalarına neden oluyor, duygusal olarak uzaklaşan çiftler de seksten kaçıyor.
Çiftler arasındaki ilişki televizyonla zedeleniyorsa aslında o ilişki bitmiş midir? Başlangıçta zedeleyici etki yaratır. Televizyon mesafe koydurur. Çok televizyon seyretmek çiftleri birbirinden uzaklaştırır, birbirinden uzaklaşan çiftler zaten kaçmak için televizyonu daha fazla seyretmeye çalışır. Uzaklaşmak için televizyon iyi bir araçtır.
"Yatak odasından televizyonu çıkarın," önerisinde bulunduğunuz çiftler oluyor mu? Bence televizyon asla yatak odasına konmamalı. Ha yabancı birini getirip yatak odasına koymuşsunuz, ha televizyonu! İkisi de ilişkide aynı etkiyi yapar.
Kadınlar televizyonu rakip olarak görüyorsa ne yapmalı? Televizyon ve internet, kadınları gerçekten dul bırakabilecek konuma getirdi. Olay son noktaya ulaşmadan hemen eşinizle bu durumu konuşun. Ama burada önerim, eve asla ikinci televizyon alınmamasıdır. Bu, çiftleri birbirinden bambaşka uçlara iter, toparlayamayabilirsiniz.
Erkekler, televizyon dizilerinin seks hayatlarını yıprattığını anladığında ne yapmalı? Birlikte izleyebileceğiniz diziler bulun ve paylaşmaya bakın ama televizyon izleme süresini azaltın. Eşinizle farklı programları izlemeye başladıysanız, ortaklık zarar görür. Bu da direkt cinselliğinize yansır.
Televizyona rağmen aile ilişkileri nasıl sağlamlaştırılır? Artık televizyon hayatın kaçınılmaz bir parçası, evden çıkartıp atamayız. Onu evin bir bireyi gibi düşünmek lazım, ancak 'bu bireye' karşı önleminizi alın. İlişkinin güçlendiği alanlara, yemek yenilen yere, yatak odasına televizyon sokmayın.

Diyabetlilerde korku sertleşme sorununu tetikliyor

Diyabet hastalarının sertleşme sorunu endişesi yaşadığına dikkat çeken Medical Park Bahçelievler Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali İhsan Taşçı, “Diyabetlilerde olumsuz beklenti, cinsel fonksiyon bozukluklarının en büyük nedenidir” dedi.
14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle uzmanlar, hastalıkla mücadelede hasta eğitiminin önemine dikkat çekiyor. Diyabetle ilgili özellikle beslenme ve cinsel yaşama dair doğru bilinen yanlışlar yeni sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali İhsan Taşçı, diyabetlilerin sertleşme sorunu endişesi yaşadığına dikkat çekti: “Normalde önem verilmeyen kısa süreli sorunlar diyabetliler tarafından çok abartılı şekilde algılanabilir. Olumsuz beklenti, cinsel fonksiyon bozukluklarının en büyük nedenidir. Hasta sürekli vücudunu kontrol etme, denetleme eğilimdedir.”
Prof. Dr. Ali İhsan Taşçı, diyabetin cinsel fonksiyon bozukluklarına nasıl zemin hazırladığını şöyle anlattı: “Diyabet, küçük damarlarda damar sertliğine ve sinirlerde harabiyete neden olur. Bu etki vücuttaki tüm damarlar için geçerlidir. Diyabet, cinsel organlara giden kan damarlarında damar sertliği (ateroskleroz) yaparak cinsel organların kan dolaşımını bozup ereksiyon sorunlarına neden olabilir. Diyabetin cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olmasının ikinci nedeni; sinirlerde yaptığı harabiyettir (nöropati). Sinirlerdeki harabiyet penis ve beyin arasındaki iletimi bozarak cinsel fonksiyon bozukluklarını tetikleyebilir. Diyabetlilerde cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olan üçüncü neden ise psikolojik faktördür. Diyabetliler, bu konuda duydukları kulaktan dolma bilgilerin de etkisiyle sürekli cinsel bir sorun çıkacağı endişesini yaşarlar. Sertleşme sorunu altı aydır devam ediyorsa, bu durum cinsel fonksiyonları engelliyorsa hasta mutlaka doktora başvurmalıdır. ”
Meyve yemekten korkuyorlar
Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Dr. Mustafa Gürkan Taşkale, diyabetlilerin beslenme konusunda özellikle meyve tüketimi ile ilgili yanlış bilgilere sahip olabildiklerini belirterek “En önemlisi de bazı meyveleri kendilerine yasak zannetmeleridir. Karpuz, kavun, muz dahil tüm meyveleri yiyebileceklerini söylediğimizde hastalar çok şaşırıyor. Burada sorun neyi, ne kadar yiyeceklerinin belirlenmesidir. Genel kural her gün mümkün olan değişik mevsim meyvelerinin belli miktarda tüketilmesidir.”

Hiç yorum yok: